Hoşgeldin, ziyaretçi! [ Giriş Yap

Maltepe Escort pendik escort alanya escort kartal escort

Ay Ben Ne Kadar Azgın Bir Kadınmışım

Türbanlı Sex Porno Hikayeleri 18 Haziran 2017

Selamlar, ben Rana, 35 yaşındayım. Aslen İstanbul’luyum ama işimden dolayı İzmir’de yaşıyorum. 20 yaşımda ilk aşkımdan yediğim darbeden sonra, bir daha erkeklerle hiç ilişkim olmadı. İlk aşkımla evlenecektik ama o beni aldattı, hemde benim kızlığımı bozmasına rağmen. Ben de onu terk ettim. Bir daha da, hiç bir erkeğe aşık olmayacağıma ve hiç bir erkekle ilişkiye girmeyeceğime dair kendi kendime söz verdim. Bu sözümü de senelerce tuttum, taki günün birinde Mert benim çalıştığım işyerinde çalışmaya başlayıncaya kadar…

Mert’i bizim ofiste ilk gördüğüm an, derler ya hani (Amının suyu aktı!) diye, aynen ben de öyle oldum işte, resmen amımın suyu akıyordu, onu her gördüğümde, ama yine de son derece resmi davranıyordum. Aklım çıkıyordu kendisine karşı hislerimi anlayacak diye.

Ofiste mesai arkadaşlarımla, hep kadın ve erkeklerin evlendikten sonra kendilerine bakmadıklarından bahseder, göbekli bay ve bayanları eleştirirdik. Birgün yine böyle bir muhabbet esnasında, Mert bana, “Sizi tebrik etmek lazım Rana hanım, gerçekten de kendinize çok dikkat ediyorsunuz!” deyince, mesai arkadaşlarımın gözü üzerime çevrildi. Mert’in bana ettiği bu beklenmedik iltifat karşısında bir an şaşırdım ve “Fakat doğru olan da bu değil mi?” dedim.

O da “Valla çok doğru! Bakın ben eşimden yeni ayrıldım. Evlendikten sonra eşim kendinsini iyice dağıtmştı. Bir türlü kendisine bakmasını, spor yapmasını kabul ettiremedim. Buna rağmen evliliğimiz süresince kendisini hiç aldatmadım. Kendisi ile bir de aynı şirkette çalışıyorduk, eşimi nerdeyse 24 saat bakımsız halini görmeye dayanamadım ve boşandım. O yüzden de şirket değiştirdim, hayatıma bir yenilik gelsin istedim.” deyince, Mert’e olan ilgim daha da arttı. Gece gündüz onu düşünür olmuştum. Evlilikten korkuyordum ve birlikte yaşamayı ise örf ve adetlerimize aykırı buluyordum. Mert’ten de bana açıkca bir teklif gelmiyordu, sohbet sırasında sözleri beni övmekten ileri gitmiyordu. Ben de gurur meselesi yapıp, ona karşı hislerimi belli etmiyordum.

Çalıştığımız ofis, bir pasajın üzerinde bulunan 8 katlı bir işmerkezinin 7. katındaydı. Pasajda ve binada saat tam beş buçukta mesai biter, pasajın kapıları ve kepenkleri otomatik olarak kapanırdı, sadece en alt katta girişte, güvenlik kulübesinde bir tane güvenlikçi kalırdı. O gün ofiste halletmem gereken çok dosya vardı. Arkadaşlarla sohbet ederken ben biraz oflayıp poflayınca, Mert, “Ben sana yardım ederim!” dedi. Arkadaşlar kendi dosyalarını bitirmişler, teker teker ofisi terkediyordu. Mert’le ben, dosyalara öylesine dalmışız ki, mesainin bittiğini ve kapıların kapandığını son anda fark ettik. Bu gibi durumlar için içerde güvenliğe ait düğme var, ona basayım derken Mert bana engel oldu, “Kalan son iki dosyayı da bitirelim, ondan sonra düğmeye basar çıkarız.” dedi. Ben de, “Tamam!” dedim ve masaya, dosyaların başına döndük yeniden.

Dosyaların başında, ben işin bir an önce bitmesi için çabalarken, Mert’in çalışmadığını ve beni seyrettiğini gördüm. Bana, “Sen hep böyle misin?” dedi. Ne demek istediğini anlamadım ve “Nasılım yani?” diye sordum. “Çok alımlı bir bayansın, başını işinden kaldırıp hiç etrafına bakmazmısın?” dedi. Ben de, “Etrafımda bakacak doğru düzgün birşey göremiyorum!” dedim. O da “Peki ben yamuk yumuk’muyum? Neden beni görmüyorsun?” dediğinde, elim ayağım titremeye başladı. Mert ise yanıma iyice sokuldu, nefesini kulaklarımda ve boynumda hissettirerek konuşmasını sürdürdü, bir müddet sohbet ettik.

Bana ‘Benimle uzun zamandır konuşmak istediğini, ancak benim soğuk davranışımdan cesaret alamadığını’ söylediğinde çok hayecanlanmıştım. Birden beni ayağa kaldırıp, boynumdan öpmeye başladı. Ben sanki kukla gibiydim, itiraz edecek gücü kendimde bulamıyordum. Herşeyi oluruna bırakmıştım, sanki bir hayal dünyasındaydım, sanki büyük bir boşluktaydım. Nefesi nefesime vuruyor, dili ağzımın içinde bir vantuz gibi dilimi emiyordu. Bütün kontrol onun ellerindeydi sanki…

Az sonra memelermi avuçlarının içine alıp küçük ısırıklarla emiyordu. Heyecandan bacaklarım titremeye başladı, amım su içinde kaldı. Elini külotumdan içeri soktuğunda ve amımın ıslandığını farkettiğinde, nedendir bilmiyorum ama epeyce utandım. Beni masanın üzerine oturttu ve ani bir hareketle külotumu sıyırıp, çekti çıkardı. Kemerini çözüp pantolonunu indirdi ve bacak arama yanaştı. Sikini her tarafımda gezdiriyor ve “Beni istiyormusun?” diye soruyordu. Ben öylesine şaşkındım ki konuşmaya mecalim yoktu. Sadece onun öpüşlerine arzuyla karşılık veriyordum.

Bu şekilde bir süre öpüstükten sonra, beni masadan yere indirdi, ellerim masaya, arkam onun kucağına gelecek şekilde beni masaya dayadı ve domalttı. Sonra, “İşte bu! Seni ilk gördüğüm andan itibaren, seni burda bu şekilde sikerken hayal ediyordum hep!” diyerek, sikini amım ve götüm etrafında dolandırmaya başladı. Ben heyecandan, korkudan ve zevkten inliyordum, amım iyice sulanmıştı ve amımın suları bacaklarımın içlerinden dizlerime kadar süzülüyordu. Bacaklarımı iyice ayırdım, sabırsızlıkla Mert’in sikini içime almayı bekliyordum. O ise, sikini eline almış, sikinin kafasını amımın ve götümüm deliğine sürtüp, beni daha da çileden çıkarıyordu…

Daha fazla dayanamadım ve “Ne olur sikişelim artık, hadi sok lütfen!” diye yalvardım. Mert de, “Tamam canım sikişecegiz, önce sikimi bir al ağzına!” dedi ve saçlarımdan tutarak beni doğrulttu, yüzümü kendisine doğru çevirdi, önüne diz çöktürerek, sikini ağzıma uzattı. Ben derhal sikini yalamaya ve emmeye başladım. Kafamı sikine doğru bastırıp, “Hepsini al ağzına!” dedikçe ben daha da heyecanlanıyordum ve sikini gırtlağıma kadar alıyordum. Mert gözlerini kapatmış, zevkten inlerken, ben de kendi kendime nasıl böyle birşey yapabildiğime şaşırıyordum…

“Yeter bu kadar sevgilim!” dedi ve beni yine saçlarımdan tutarak ayağa kaldırdı ve beni tekrar masaya domalttı. Parmağını ilk önce amıma, sonra da göt deliğime soktu çıkardı ve bana, “Nerden istiyorsun?” dedi. O an, “Sen nerden istersen ordan!” dedim, (ki ben eski sevgilimle sadece iki defa ilişkide bulunmuştum, her iki defasında da beni amımdan sikmişti, götten hiç denememiştik).

Sikinin yavaş yavaş götüme girdiğini hissettim. Mert işini çok iyi biliyordu, biraz giriyor bekliyor, tekrar yavaşca derinlere kayıyordu. Sikinin götüme ilk girdiği anda duyduğum acı artık kaybolmuştu ve dahası götümün sikilmesinden zevk alıyordum. Beni götümden sikerken eliyle de klitorisimle oynuyordu ve ben zevk çığlıkarıyla titriyor defalarca orgazm yaşıyordum. Az sonra Mert de hayvani bir inlemeyle götüme boşaldı.

Ben tam (Siki inmiştir!) diye düşünürken, sikini götümden çıkarıp amıma sokması bir oldu. Hiç beklemiyordum ve acayip derecede şaşırmıştım, siki taş gibiydi. Sikini sert bir şekilde amıma sokup çıkardıkça ben tekrar zevk çığlıkları atmaya başladım ve masanın kenarlarına sıkıca tutunup düşmemeye çalışıyordum. Amımı öyle sert sikiyordu ki masa yerinden oynuyor, ‘Tık, tık!’ sesler çıkarıyordu. Mert amımı sikerken aynı zamanda da, “Sen benim orospumsun, kaltağımsın, benim karımsın. Götünden de amından da sadece ben sikerim seni, benden başkası sikemez bu harika amı ve götü!” dedikçe, ben daha da zevke geliyordum ve durmadan orgazm oluyordum…

Mert bir ara iyice hızlanınca, ben tam kendi kendime (Şimdi boşalacak!) diye aklımdan geçirdim ki, sikini amımdan çekti çıkardı, beni çevirdi ve sırtüstü masaya yatırdı ve üzerime eğildi. Dudaklarımız yine vakum gibi birbirine yapışmıştı. Vücutlarımız arzudan yanıp kavruluyordu. Her tarafımı yalıyor, öpüyor ve kokluyordu. Sanki sikişmeye yeni başlamıştık. Sanki on dakika önce beni götten sikerken bağıra bağıra boşalan biz değildik…

Bacaklarımı ayırıp sikini amıma sokmak istediğinde, siki amıma girmekte zorlanıyordu. Amım boşalmalarımdan dolayı kurumuştu. “Şimdi sulanır merak etme!” dedi ve belimin altına ceketini koydu, başladı amımı yalamaya. Klitorisimi emdikçe ben zevkten bağırıyordum, çığlıklar atıyordum. Nasıl olsa sesimizi duyan olamazdı. Yedinci kattaydık ve kos-koca işmerkezinde bizden başka kimse yoktu. Herşeyde özgürdük. Ben zevkten inleyip bağırdıkça, Mert de, “İşte bu! Kadın dediğin sikişirken altında yılan gibi kıvranacak, inleyecek bağıracak!” diyordu.

Amım hafiften nemlenince, ayaklarımı omuzunun üstüne yerleştirdi, bacaklarımdan çekerek amımı sikine iyice yanaştırdı. Sikini amımın dudakları arasında bir ileri bir geri gezdirmeye başladı, sikinin kafasını amımın deliğine değdirip geri çekiyordu. Amım öylesine sulanmıştı ki, sanki amımı diliyle yalıyormuş gibi zevk almaya başladım ve inleyerek, “Hadi!” dedim ve sikini amıma sokmasını bekledim.

Mert ise duraksadı ve “Hadi, ne?” diye sordu. Ne demek istediğimi bal gibi de anlamıştı, ama benden müstehcen sözler kullanmamı bekliyordu. “Benden yapmamı istediğin şeyi açıkça söyle!” diyordu. Ben de ne isterse onu yapıyor onu söylüyordum, altında inleyerek, “Amımı sikmeni istiyorum!” dedim. Bütün bunları nasıl söyleyebiliyordum ve dahası nasıl yapabiliyordum bilmiyorum, ama bedenimi ona teslim etmiştim seviştikce vücudum acaip gevşiyordu…

Ben bunları düşünürken, sikini amıma öyle bir soktu ki, ben resmen bir hayvan gibi böğürdüm. Sikini amıma sokuyor çıkarıyor ve bana inlemeyle karışık müstehcen sözler söylüyordu. Sikini amıma kökledikçe benim iniltilerim daha da çoğalıyor ve ofisin duvarlarında yankılanıyordu. Arada bir duracakmış gibi yapıyor ve “Söyle orospu, seni sikmemi istiyormusun? Bırakalım istersen?” deyip benimle oynuyordu.

Ben de, “Hayır, durma! Sikmeye devam et! Ne olursun sik beni!” diye ona yalvardıkça o bundan büyük zevk alıyordu ve daha sert ve hızlı sikiyordu. Artık ikmizin de haykırısları ve iniltileri değişmişti, resmen hayvanlar gibi sesler çıkarıyorduk. Hareketleri daha da sertleşmişti, artık sikini tamamen içimde hissediyorum. O kökledikçe ben inliyordum, ben inledikçe o köklüyordu. Hareketleri hızlandıkça taşaklarının amıma çarpma sesleri gelmeye başladı. Birlikte, “Evet evet, çok güzel, harika, ohhhh, yes, yes!” sesleriyle aynı anda sarsıla sarsıla boşaldık ve birbirimize kenetlendik…

Mert’le ilk sikişmemiz işte böyle oldu. Daha sonra Mert’le evlendik ve sikişmelerimiz halen aynı hızla devam ediyor. Düşünüyorum da, iyi ki o gün halletmem gereken çok dosya varmış, iyi ki Mert bana yardım etmek için kalmış, ve iyi ki mesai bitimini kaçırmışız ve akşam pasajın kapıları kilitlenmiş…

Anahtar: azgın kadınların sex hikayeleri,türbanlı pornoları hikayeleri, türbanlı sikiş hikayeler, sex itirafları, cepten sex porno izle

523 toplam görüntüleme, 0 bugün

Olgun Bir Dulum Dayanamadım

Türbanlı Sex Porno Hikayeleri 18 Haziran 2017

Merhaba, ben Türkan, 38 yaşındayım ve gerçekten son derece güzel bir kadınım. Evliyim ve Lise son sınıfa giden, 16 yaşında bir kızım var. Kocam eskiden terziydi, sonra terzilikte iş kalmayınca çeşitli işlerde çalışmaya başladı. Kocamın dayısının damadı Sefer abi, kocama Adana’da bir iş buldu ve götürdü işe yerleştirdi. Kızım Selma’nın okulu olduğu için biz Mersin’de kalmıştık. Kocam bizi Sefer abi’ye emanet etmişti. Sefer abi oldukça da zengin biri. Bütün ihtiyaçlarımızla o ilgileniyordu.

Bir gün, kızım Selma’nın okulda olduğu bir vakit, Sefer abi eve geldi ve bir ihtiyacımız olup olmadığını sordu. Ben de kendisini içeriye davet ettim, biraz paraya ihtiyacımız olduğunu söyleyip, kendisinden 20 TL istedim. O ise çıkardı 100 TL verdi ve “Hepsi kalsın. İstediğin gibi harca.” dedi. Parayı aldım, teşekkür ettim. Birer fincan kahve içmek için kendisini salona buyur ettim. Sefer abi bir sigara yaktı, ben de kahve yapmak için mutfağa gittim. Kahveleri yapıp getirdim ve ikram edip karşısındaki divana oturdum. Karşılıklı kahveleri içerken, Sefer abi sürekli bacaklarıma bakıyordu. Bu da beni heyecanlandırıyordu ve ben de onun yarağından gözlerimi alamıyordum. Kahvelerimizi içtikten sonra, beni yanına, oturduğu üçlü koltuğa çağırdı. Gittim yanına oturdum. Sağ elini boynuma koydu ve beni okşamaya başladı. Bir yandan da çok güzel olduğumu söylüyordu. Bu sırada pantolonunun önüne baktığımda yarağının dikildiğini gördüm. Beni kendine doğru iyice çekti ve boynumdan öpmeye başladı, sol elimi de tutup yarağının üstüne koydu ve sıkmamı istedi. Ben de öyle yaptım. Sefer abi de sol elini eteğimin altına sokarak, külotumun kenarından amcığımı okşuyordu.

Boynumu öpüp yalarken, kulağıma fısıldayarak, “Türkan, seni uzun zamandan beridir arzuluyorum. Seni hemen şimdi sikmek istiyorum!” deyince, “Ben de seni istiyorum Sefer abi.” dedim ve fermuarını indirip kemerinini çözdüm ve pantolonunu aşağı indirdim. Ardından külotunu da sıyırdım. Yarağı ortaya çıkmıştı. Fakat hem oldukça uzun hem de bileğim kadar kalındı. Sanki insan yarağı değil, bir at yarağıydı mübarek. Resmen korktum ve “Sefer abi, ben bunu alamam!” dedim. Bunun üzerine Sefer abi, “Bak bunu benim karı da alıyor, Meyrem de alıyor. Sen de alırsın. Sen yeter dediğinde ben daha ileri gitmem.” dedi. (Meyrem kim diye soracak olursanız, Meyrem, Sefer abi’nin kayın biraderinin karısı. Zaten bana Meyrem anlatmıştı, Sefer abi’nin kendisini siktiğini).

Bu arada tamamen soyunduk ve birbirimizi öpüp yalamaya başladık. Sonra Sefer abi amcığımı iyice yaladı, sulandırdı. Ben de Sefer abi’nin yarağını ağzıma almak istedim ama sığmıyordu. Sadece dilimle yalıyordum. Sefer abi, iyice sulanmış olan amcığımı bir de tükürükle ıslattıktan sonra yarağını sokmaya çalıştı, fakat girmiyordu. Tekrar amcığımın iki dudağını eliyle yanlara açarak, yarağının kafasını yavaş yavaş sokmaya başladı. İleri geri yaparak ve her defasında biraz daha ilerleyerek, alıştıra alıştıra sonunda hepsini köklemeye başladı. Sanki içime bir soba odunu girmişti. Amcığıma girip çıkması sürdükçe ben de iyice alıştım ve zevkten deliye döndüm. Her kökleyişinde sanki midem ağzıma geliyordu. Fakat içimden çıkmasını da istemiyordum. Amcığım, kocamınkinin iki katı büyüklüğündeki Sefer abi’nin yarağını iyice sarmıştı. Ben boşalıyordum ama Sefer abi boşalmıyordu. Artık kaç kez orgazm olduğumu bilmiyorum. Fakat o aynı sertlikte sikmeye devam ediyordu. Resmen zevkten çıldırıyordum. Meğer Sefer abi çok geç boşalırmış. Oysa kocam, daha o küçücük sikini içime sokar sokmaz bir iki ileri geri yaparken, ben daha zevk almaya bile başlamadan boşalırdı. Sefer abinin de öyle boşalacağını sanmıştım.

Sefer abi’ye, “Birazdan kızım okuldan gelir. Lütfen artık boşal, bugünlük yeter. Bunun yarını da var.” dedim. Sefer abi “Tamam güzelim!” deyip, iyice hızlanmaya başladı. Ben tekrar boşalırken, (bir saatten fazla sürmüş olan sikişten sonra) nihayet Sefer abi de boşaldı ve içimi doldurdu. Yarağını içimden çıkardığı halde aynı irilikteydi. Yarağını içime ilk sokarken çok zorlanmama rağmen sonradan gerçekten çok zevk aldım. Aslında Sefer abi’nin gitmesini hiç istemiyordum. O geceyi Sefer abi ile geçirmek istiyordum. Ona, “Akşam yemekten sonra tekrar gel. Kızım uyuduktan sonra sabaha kadar birlikte olabiliriz.” dedim. Sefer abi de, “Benim karıyı atlatabilirsem gelirim!” dedi ve giyinip gitti. Evde karısına (Bir arkadaş hastalanmış ben hastaneye gidiyorum, yanında refakatçı olarak kalacağım bu gece!) demiş. Akşam saat 19:45 gibi tekrar geldi.

Sefer abi biraz kızım Selma’nın dersleriyle ilgilendi. Kendisi öğretmen olduğu için, onun ödevlerini yapmasına yardım etti. Ben de Sefer abinin tam yanına oturdum, kızım masanın karşı tarafında olduğu için göremeyeceğinden emin olduğum için, masanın altından sol elimle fermuarını açtım, elimi pantolonunun içine soktum ve o kocaman yarağı dakikalarca avuçladım ve sevdim. Sefer abi bozuntuya vermiyordu ama korkunç zevk alıyordu. Nihayet Selma’nın ödevleri bitti ve kendi odasına yatmaya gitti. Biz 25-30 dakika kadar Selma’nın uyumasını bekledikten ve uyuduğundan iyice emin olduktan sonra, sessizce öpüşmeye ve sevişmeye başladık. Sefer abi bana, “Türkan, gerçekten çok güzelsin. Sana doyamıyorum!” dedi. Ben de, “Sen de çok iyisin ve sağlamsın. Karın da, Meyrem de çok şanslılarmış!” dedim. Soyunduktan sonra Sefer abi yeniden amcığımı okşamaya ve parmaklamaya başladı. Sonra Sefer abi yere yattı, ben de üstüne çıktım benim başım onun yarağından tarafta, amcığım da onun başından taraftaydı. O amcığımı yalarken ben de yarağını ağzıma almaya çalışıyordum. Yarak biraz yumuşasa ağzıma alabileceğim ama ne gezer. Aynı kalınlıkta, aynı uzunlukta ve sertlikteydi. Yaladım yaladım ve anca üçte birini ağzıma alabildim…

Amcığım da iyice sulanmıştı. Beni yere yatırdı, yeniden tükürükledi ve o kocaman yarağı amcığıma sokmaya başladı. Fakat bu sefer gündüzki kadar zorlanmadan içime aldım. Yeniden sikişmeye başladık. Bir süre sonra ben orgazm oldum ve Sefer abi’ye, “Senin boşalman neden o kadar geç oluyor?” diye sorduğumda, “Ben 1-2 saatten önce boşalmam. Bu benim elimde değil. Ben de boşalmak istiyorum ama olmuyor. Bu durum, Karımın da Meyrem’in de çok hoşuna gidiyor. Senin hoşuna gitmiyor mu?” dedi. Ben de “Aslında hoşuma gidiyor, ama beni çok yoruyor!” dedim. Bunun üzerine dinlene dinlene sikişmemize devam ettik. Ben üç dört kez boşaldıktan sonra Sefer abi de nihayet boşalmaya başladı ve içimi doldurdu. Amcığımdan akan sıvılar göt deliğimi ıslatmıştı. Sefer abi sağ elinin parmağı ile bir yandan da ıslanmış olan göt deliğimi parmaklamaya başlamıştı. Sefer abi’ye, “Senin niyetini anladım, ama katiyen olmaz. Götüme sokturmam. Yırtılır, sakatlık olur, hastanelik olurum, millete de rezil oluruz. Amcığıma bile zor giriyor!” dedim. Bana, “Canım, güzelim, bir kez deneyelim. Kremle, tükürükle, yumuşatırım, parmaklayarak alıştırırım, sonra deneriz. Girmezse sokmam.” dedi…

Doğrusunu isterseniz kendim istemediğim halde Sefer abiyi de kırmak istemiyordum. Çok ısrar edince razı oldum, “Tamam, ama lütfen, beni seviyorsan sakatlık yapma. Dene, girmezse tekrar amcığımı sik!” dedim. O da, “Tamam güzelim, seni üzmek istemem. Girmezse illa da sokayım demem. Bir kere deneyelim.” dedi. Gittim krem getirdim, önce göt deliğimi kremledi ve sonra parmağını sokmaya başladı. Biraz tek parmakla oynadıktan sonra iki parmağını, daha sonra da üç parmağını sokup çıkararak göt deliğimi bayağı alıştırdı. Bu arada ben de içimden ‘yarağının sertliği biraz geçsin’ diye yalıyordum. Fakat hayret edilecek bir şey, yarağı sertliğinden hiç bir şey kaybetmiyordu. Sonunda beni dizlerimin üstünde domalttı. Arkama geçti ve iyice alışmış olan göt deliğime yarağını dayayıp hafifçe bastırmaya başladı. Kafasının girdiğini hissetttim, öylece biraz beklemesini söyledim. Sefer abi gerçekten çok anlayışlı ve merhametli bir insan olduğu için bir süre öylece bekledi. Sefer abi’ye “Şimdi yavaş yavaş, ben dur diyene kadar sok.” dedim. O da ufak ufak git gellerle, yarağını yavaş yavaş götüme sokmaya başladı…

Daha önceleri, kocam da birçok kere beni götten sikmek istemişti. Kocamın siki Sefer abi’nin yarağının yarısından bile kısa ve ince olmasına rağmen, kocama götümü siktirmemiştim. Şimdi neredeyse at yarağı kadar bir yarağı, götüme yarıya kadar sokturuyordum. Çünkü Sefer abiyi kıramazdım. Çünkü ona ihtiyacımız vardı, onun korumasına ihtiyacımız vardı. Kocama iş bulmuştu, bizim her ihtiyacımızı o karşılıyordu. Kızımın okul masraflarını da o karşılıyordu. Bu nedenle kendimi Sefer abinin her istediğini yapmak zorunda hissediyordum. Gerçi o, bu durumu fırsat sayan biri değildi. Ve ona siktirmeyi ben de çok istiyordum, kocamdan daha iyi sikiyordu beni. Sefer abi götümü sikmeye devam ediyordu (bir yandan da eliyle amcığımla oynayınca, ben yeniden boşaldım). Artık o kocaman yarağın yarıdan fazlasının götümün içinde olduğunu hissediyordum. Ama zorlanmaya başladım ve Sefer abi’ye, “Sakın daha fazla sokma, bu kadar iyi!” dedim. O da, “Tamam güzelim. Sen ne kadarını istersen o kadarını sokarım. Hiç korkma!” dedi ve iyice alışmış olan götümü bir saatten fazla bir süre sikti. Ve nihayet boşalıp, göt deliğimi dölleriyle doldurduktan sonra yarağını çıkardı. Beraber banyo yaptık. Ardından çay demledim, içtik. Bir süre dinlendik, birbirimize sarılıp oturduk, elleştik ve sonra yeniden sikişmeye başladık. O gece sabaha kadar, hem amcığım hem de göt deliğim Sefer abi’nin yarağından nasibini aldı.

Sefer abi’ye ve müthiş yarağına doyamıyorum. Sefer abi her hafta, mutlaka en az bir kez geliyor ve her seferinde deliler gibi sikişiyoruz. Daha sonraki haftalarda neler oldu neler!

Anahtar: dul kadınların sex hikayeleri, türbanlı dul seks, türbanlı kadınların sex hikayeleri, olgun bayan sex hikayeleri, tesettürlü kadın sex hikayeleri, azgın kadınların sex hikayeleri,

9023 toplam görüntüleme, 0 bugün

  • Kayın babama kendimi sevdirdim

    tarafından on 6 Ağustos 2017 - 0 Yorumlar

    İsmim Ayşe ve 42 yaşındayım. 12 yılık evli ve balık etli bir ev hanımıyım. Kocam artık eski performansını yatakta gösteremediği için erotik ve porno film ve hikayeler okuyarak kendi kendimi tatmin etmeye çalışıyorum. Çoğu zaman kocamı aldatmak istedim ama sonrası için korktuğumdan her seferinde geri vazgeçtim. ( Gerçek ensest hikayeler burada ) Yeniden porno hikaye […]

  • Türbanlı üvey annem ile

    tarafından on 27 Ekim 2017 - 0 Yorumlar

    Merhaba size başımdan geçen bir ilginç ama güzel bir olayı anlatmak istiyorum ben 17 yaşında bir gencim kendime seks konusunda fazla güvenemezdim ve o ana kadar hiç yapmamıştım. Öz annem 4 ay önce ani bir kalp krizinden dolayı vefat etmişti bunun üzerine babam benle konuşup eve bir hanımın gerektiğini bunun için tekrar evlenmesi gerektiğini söyledi […]

  • Abime kendimi zorla siktirdim

    tarafından on 27 Ekim 2017 - 0 Yorumlar

    Merhaba arkadaşlar annem ve babam aşırı geçimsizlikten dolayı ben 18 yaşındayken ayrılmışlardı. Aslında ayrıldıklarıiçin mutlu bile olmuştum. Çünkü her gün kavga etmeleri beni,psikolojimi bozuyordu. Babamın yanında kalmak istedim ama babam işigereği çok şehir dışına çıkıyordu. Şehirdışına çıkıncabir ay gelmediği oluyordu, e kız başım da evde tek kalacak halimyoktu. O yüzden mecburen annemin yanında kalmaya başlamıştım.Annemi […]

  • Olgun Bir Dulum Dayanamadım

    tarafından on 18 Haziran 2017 - 1 Yorumlar

    Merhaba, ben Türkan, 38 yaşındayım ve gerçekten son derece güzel bir kadınım. Evliyim ve Lise son sınıfa giden, 16 yaşında bir kızım var. Kocam eskiden terziydi, sonra terzilikte iş kalmayınca çeşitli işlerde çalışmaya başladı. Kocamın dayısının damadı Sefer abi, kocama Adana’da bir iş buldu ve götürdü işe yerleştirdi. Kızım Selma’nın okulu olduğu için biz Mersin’de […]

  • Başkasının karımı sikmesi hoşuma gidiyor

    tarafından on 30 Ekim 2017 - 0 Yorumlar

    Selam seks okurları ben evli bir adamım karımı çok seviyorum ve onunla her türlü sikişi yapıyoruz şimdi size anlatmaya başlıyorum.Bne çevremde çok sevilen, sayılan biriyim, insanlara yardımcı olmayı çok severim. Aslen İstanbulluyum, karımdan ayrılıp emekli olduktan sonra Çanakkaleye yerleştim. Çanakkaleye geldiğimde elime valizimden başka birşeyim yoktu, dolayısıyla otelde kalıyordum.Olayın erkek kahramanı arkadaşım Erhan’la bir birahanede […]